İthal Eşyasının Gümrük Kıymeti Nasıl
Belirlenir?
Giriş
İthal eşyasının gümrük kıymeti,
kıymet esaslı gümrük vergileri ile ithalatta alınan diğer mali yükümlülüklerin
hesaplanmasında belirleyici unsurlardan biridir. Bu nedenle kıymetin hangi
yönteme göre ve hangi unsurlar dikkate alınarak belirleneceği, yalnızca teknik
bir gümrük işlemi değil, ithalatçının karşılaşacağı vergi yükünü doğrudan
etkileyen hukuki bir meseledir.
Gümrük kıymeti çoğu durumda
ticari faturada gösterilen bedelden hareketle belirlenmekle birlikte, her zaman
fatura tutarıyla sınırlı değildir. Fiilen ödenen veya ödenecek fiyata mevzuat
uyarınca bazı ilavelerin yapılması gerekebilir. Buna karşılık, faturada veya
gümrük beyannamesinde gösterilen her tutar da kendiliğinden gümrük kıymetinin
bir unsuru hâline gelmez. Aynı şekilde, beyan edilen bedelin piyasa fiyatından
veya emsal ithalat kıymetlerinden düşük olması, satış bedelinin doğruluğu ve
gerçekliği konusunda tereddüt doğurarak idarece ek inceleme yapılmasına neden
olabilir; ancak bu durum satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli
değildir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu, ithal
eşyasının gümrük kıymetinin belirlenmesinde uygulanacak yöntemleri ve bu
yöntemlerin sırasını emredici biçimde düzenlemiştir. Sistemin temelini satış
bedeli yöntemi oluşturur. Diğer kıymet tespit yöntemlerine ancak satış bedeli
yönteminin uygulanma koşullarının bulunmadığının ortaya konulması hâlinde ve
Kanun’da öngörülen sıra izlenerek geçilebilir.
Bu yazıda satış bedeli yönteminin
uygulanma koşulları, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata eklenecek ve gümrük
kıymeti dışında bırakılacak unsurlar, idarenin beyan edilen kıymeti araştırma
yetkisi ve satış bedelinin kabul edilmemesi hâlinde uygulanacak alternatif
yöntemler incelenmektedir.
1. Gümrük kıymeti
neyi ifade eder?
Gümrük Kanunu’nun 23 üncü
maddesine göre eşyanın gümrük kıymeti, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine
ilişkin belirli tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla Kanun’un 24 ila
31 inci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymettir.
Gümrük kıymeti, ithal eşyasına
ilişkin kıymet esaslı gümrük vergilerinin hesaplanmasında esas alınan matrah
unsurudur. Bununla birlikte etkisi gümrük vergisiyle sınırlı değildir.
İthalatta alınan katma değer vergisinin matrahı belirlenirken gümrük kıymeti
ile birlikte ithalat sırasında ödenen diğer vergi, resim, harç ve mali
yükümlülükler de dikkate alındığından, gümrük kıymetindeki bir değişiklik
ithalatçının toplam vergi yükünü doğrudan etkileyebilir.
Türk gümrük kıymet sistemi,
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’nın (GATT) VII nci Maddesinin
Uygulanmasına İlişkin Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması’na dayanmaktadır. Bu
sistem, keyfî veya varsayımsal değerler yerine mümkün olduğunca ithal edilen
eşyanın gerçek ticari değerinin esas alınmasını amaçlar.
Gümrük kıymetinin tespitinde somut ithalat işleminin
koşulları, alıcı ile satıcı arasındaki ilişki, fiilen ödenen veya ödenecek
fiyat, bu fiyata eklenecek veya kıymet dışında bırakılacak unsurlar ile beyanı
destekleyen ticari ve mali belgeler birlikte değerlendirilir.
2. Temel yöntem:
Satış bedeli
Gümrük Kanunu’nun 24 üncü
maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış
bedeli; Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta, Kanun’un 27 inci ve 28 inci
maddelerine göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya
ödenecek fiyatı ifade eder.
“Fiilen ödenen veya ödenecek
fiyat”, yalnızca faturada görülen rakamla sınırlı değildir. Alıcının ithal eşya
için satıcıya veya satıcının yararına yaptığı ya da yapması gereken doğrudan ve
dolaylı ödemelerin toplamı dikkate alınır. Ödemenin banka havalesi, akreditif,
kıymetli evrak veya başka bir araçla yapılması sonucu değiştirmez.
Gümrük idaresi, beyan edilen
satış bedelinin doğruluğunu ve gerçekliğini inceleyebilir ve gerektiğinde beyan
sahibinden ek bilgi ve belge isteyebilir. Satış bedelinin reddedilebilmesi için
ise idarenin, bu yöntemin kanuni koşullarının bulunmadığını veya beyan edilen
bedelin doğruluğu ya da gerçekliği konusunda oluşan şüphenin sunulan bilgi ve
belgelere rağmen giderilemediğini somut gerekçelerle ortaya koyması gerekir.
Satış bedeli yönteminin uygulanma koşulları
Satış bedelinin gümrük kıymetine
esas alınabilmesi için başlıca şu koşullar aranmaktadır:
- Alıcının eşyayı elden çıkarması
veya kullanması, Kanun’da izin verilenler dışında esaslı bir kısıtlamaya tabi
olmamalıdır.
- Satış veya fiyat, kıymeti
belirlenemeyen bir koşula ya da edime bağlı bulunmamalıdır.
- Eşyanın daha sonra satılması,
elden çıkarılması veya kullanılması sonucunda doğan hasılanın bir bölümünün
satıcıya intikal etmesi hâlinde, bu tutar için gerekli kıymet düzeltmesi
yapılabilmelidir.
- Alıcı ile satıcı arasında
ilişki bulunmamalı; ilişki varsa bunun satış fiyatını etkilemediği ortaya
konulabilmelidir.
Bu koşullardan birine ilişkin
tereddüt bulunması, faturanın sahte veya fiyatın gerçek dışı olduğunu
kendiliğinden göstermez; ancak satış bedeli yönteminin uygulanıp
uygulanamayacağı yönünden ek inceleme yapılmasını gerektirebilir.
3. Alıcı ile satıcı arasındaki ilişkinin kıymete etkisi
Alıcı ile satıcı arasında Gümrük
Kanunu’nun 24 üncü maddesi kapsamında bir ilişki bulunması, beyan edilen satış
bedelinin kendiliğinden reddedilmesini gerektirmez. Satış bedeli yönteminin
uygulanabilirliği bakımından belirleyici olan, ilişkinin varlığından ziyade bu
ilişkinin fiyatın oluşumu üzerinde etkili olup olmadığıdır. Dolayısıyla
ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde, satışın gerçekleştiği ticari koşulların
ve fiyatlandırma sürecinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Gümrük kıymeti mevzuatı
bakımından örneğin şirketlerin aynı kişiler tarafından yönetilmesi veya kontrol
edilmesi, taraflardan birinin diğerini doğrudan ya da dolaylı biçimde kontrol
etmesi veya her iki tarafın ortak bir üçüncü kişinin kontrolü altında bulunması
ilişki kapsamında değerlendirilebilir. Bununla birlikte, ilişkinin satış
fiyatını etkilemediğinin ortaya konulması hâlinde, ilişkili kişiler arasındaki
işlemde belirlenen bedel de gümrük kıymetine esas alınabilir.
Gümrük idaresinin mevcut bilgi ve
verilerden hareketle ilişkinin fiyatı etkilediği yönünde bir kanaate ulaşması
durumunda, bu kanaatin dayanaklarını beyan sahibine bildirmesi gerekir. Beyan
sahibi ise satışın gerçekleşme koşullarına, tarafların fiyatlandırma
politikasına, ticari düzey ve satış miktarına ilişkin bilgilere ve mevzuatta
öngörülen emsal kıymetlere dayanarak satış bedelinin ilişkiden etkilenmediğini
ortaya koyabilir.
Emsal kıymetler bu incelemede, beyan edilen satış bedelinin
kabul edilebilirliğini değerlendirmeye yarayan karşılaştırma ölçütleridir.
Ancak yalnızca karşılaştırma amacıyla kullanılabilir; beyan edilen satış
bedelinin yerine geçecek yeni bir kıymetin doğrudan belirlenmesine dayanak
oluşturmaz. Bu nedenle emsal bir ithalat işleminde daha yüksek bir kıymet
tespit edilmiş olması, somut işlemin ticari koşulları incelenmeden satış
bedelinin reddedilmesini veya emsal kıymetin gümrük kıymeti olarak kabul
edilmesini haklı kılmaz.
4. Satış bedeline
hangi unsurlar eklenir?
Faturada gösterilen fiyat ile gümrük kıymeti her zaman aynı
olmayabilir. Gümrük Kanunu’nun 27. maddesinde, fiilen ödenen veya ödenecek
fiyata dâhil edilmemiş olmaları şartıyla satış bedeline eklenecek unsurlar
düzenlenmiştir.
Bunların başlıcaları şunlardır:
- Satın alma komisyonları dışındaki komisyon ve tellaliye
giderleri,
- Gümrük işlemlerinde eşya ile birlikte değerlendirilen
kapların maliyeti,
- İşçilik ve malzeme giderleri dâhil ambalaj bedeli,
- İthal eşyanın üretimi veya
ihracata yönelik satışı için alıcı tarafından bedelsiz ya da düşük bedelle
sağlanan belirli mal ve hizmetlerin uygun orandaki kıymeti,
- İthal edilen eşya ile ilgili ve
satış koşulu niteliğindeki belirli royalti ve lisans ücretleri,
- Eşyanın yeniden satışı veya
kullanımı sonucunda elde edilen hasılanın doğrudan ya da dolaylı olarak
satıcıya intikal eden bölümü,
- Türkiye’deki giriş liman veya
mahalline kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile nakliyeye ilişkin
yükleme ve elleçleme giderleri.
Bu ilavelerin yapılabilmesi için
objektif ve ölçülebilir verilere dayanılması gerekir. Bir giderin yalnızca
beyannamede belirli bir kaleme yazılması, onun mutlaka gümrük kıymetine
eklenmesi gereken gerçek bir gider olduğunu göstermez. Tutarın hukuki niteliği
ve ithal eşya ile bağlantısı ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Hangi ödemeler
gümrük kıymetinin dışında kalır?
İthalat işlemiyle bağlantılı
görünen her ödeme gümrük kıymetine girmez. Mevzuatta öngörülen koşulların
sağlanması ve bedelin diğer ödemelerden ayırt edilebilmesi hâlinde bazı
giderler fiilen ödenen veya ödenecek fiyatın dışında bırakılır.
Örneğin:
- Eşyanın Türkiye’ye girişinden
sonra gerçekleştirilecek inşaat, kurulum, montaj, bakım veya teknik yardım
giderleri,
- Türkiye’ye girişten sonraki nakliye ve sigorta giderleri,
- İthalat nedeniyle Türkiye’de ödenecek gümrük vergileri ve
diğer vergiler,
- Satın alma komisyonları,
- Belirli şartlarla Türkiye’de çoğaltma hakkı için yapılan
ödemeler
gümrük kıymetine dâhil edilmeyebilir.
Belirleyici olan, ödemenin
faturada yer alıp almaması değil, mevzuatta tanımlanan nitelikte bulunması ve
diğer bedellerden ayrılabilir olmasıdır. Bu nedenle farklı hizmet ve
haklara ilişkin bedellerin sözleşme ve faturalarda açıkça gösterilmesi önem
taşır.
6. İdarenin beyan
edilen kıymeti araştırması
Gümrük idaresi, beyan edilen
satış bedelinin doğruluğu veya gerçekliği konusunda makul şüpheye düşerse
ithalatçıdan ek bilgi ve belge isteyebilir. Fatura, satış sözleşmesi,
sipariş formu, banka ödeme kayıtları, navlun ve sigorta belgeleri, taraflar
arasındaki yazışmalar ve fiyatın oluşumunu açıklayan ticari belgeler bu
kapsamda incelenebilir.
Beyan edilen fiyatın aynı veya
benzer eşya ithalatlarında görülen kıymetlerden düşük olması inceleme
yapılmasına neden olabilir. Ancak düşük fiyat tek başına, faturadaki satış
bedelinin gerçek dışı olduğunu kesin olarak göstermez. Fiyat farkı:
- Sipariş miktarından,
- Ticari düzey farklılığından,
- Uzun süreli tedarik
ilişkisinden,
- Sezon veya kampanya koşullarından,
- Ürün kalitesi ve teknik özelliklerinden,
- Teslim ve ödeme şartlarından,
- Satıcının pazara giriş veya stok azaltma politikasından
kaynaklanabilir.
Bu nedenle idarenin, yalnızca
daha yüksek bir emsal veya referans değer tespit etmekle yetinmemesi; somut
işlemin ticari koşullarını ve ithalatçı tarafından sunulan belgeleri
değerlendirmesi gerekir.
Düşük fiyatın ekonomik
nedenlerinin ithalat öncesinden itibaren tutarlı ve doğrulanabilir belgelerle
kayıt altına alınması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi
bakımından önemlidir.
7. Satış bedeli
reddedilirse hangi yöntemler uygulanır?
Satış bedeli yönteminin
uygulanamayacağının belirlenmesi, gümrük idaresine kıymeti serbestçe belirleme
yetkisi vermez. Kanun’un 25 inci ve 26 ncı maddelerindeki yöntemlere aşağıdaki
sıra içinde geçilmesi gerekir.
7.1. Aynı eşyanın satış bedeli yöntemi
İlk alternatif yöntem, kıymeti
belirlenecek eşya ile aynı veya yakın tarihte Türkiye’ye ihraç amacıyla
satılmış aynı eşyanın satış bedelidir.
“Aynı eşya”; fiziksel
özellikleri, kalitesi ve tanındığı özellikler dâhil olmak üzere her bakımdan
aynı olan ve aynı ülkede üretilmiş eşyayı ifade eder. Görünüşteki küçük
farklılıklar, diğer yönlerden tanıma uyan eşyanın aynı eşya kabul edilmesini
engellemez.
Karşılaştırmada ticari düzey,
satış miktarı, taşıma mesafesi ve taşıma şekli gibi kıymeti etkileyen farklar
dikkate alınır ve gerekiyorsa objektif verilere dayalı düzeltmeler yapılır.
7.2. Benzer eşyanın satış bedeli yöntemi
Aynı eşyaya ilişkin uygun bir
kıymet bulunamazsa benzer eşyanın satış bedeli yöntemine geçilir.
“Benzer eşya”; her bakımdan aynı
olmamakla birlikte benzer özelliklere ve unsurlara sahip, aynı işlevi görebilen
ve ticari olarak birbirinin yerine kullanılabilen, aynı ülkede üretilmiş
eşyadır. Kalite, marka, tanınmışlık ve teknik özellikler benzerlik
değerlendirmesinde önem taşır.
Bu yöntemde de ticari düzey,
miktar, nakliye ve sigorta giderleri gibi farklılıklar için gerekli
düzeltmelerin somut verilere dayanması gerekir.
7.3. İndirgeme yöntemi
İndirgeme yönteminde hareket
noktası, ithal edilen eşyanın veya aynı ya da benzer eşyanın Türkiye’de ilişkisiz
kişilere yapılan satış fiyatıdır. Eşyanın en büyük miktardaki satışına ait
birim fiyattan:
- Türkiye’de mutat olarak ödenen
komisyonlar veya kâr ve genel gider payları,
- Türkiye içindeki nakliye ve
sigorta giderleri,
- İthalat veya satış nedeniyle Türkiye’de
ödenecek vergiler
indirilerek ithalat aşamasındaki
gümrük kıymetine ulaşılır.
7.4. Hesaplanmış kıymet yöntemi
Hesaplanmış kıymet yönteminde
eşyanın üretim maliyetinden hareket edilir. Gümrük kıymeti genel olarak:
- Üretimde kullanılan malzeme ile
imalat giderleri,
- Aynı sınıf veya cins eşyanın
ihracat satışlarında mutat olan kâr ve genel gider tutarı,
- Türkiye’deki giriş liman veya
mahalline kadar olan nakliye, sigorta, yükleme ve elleçleme giderleri
toplanarak belirlenir.
Bu yöntemin uygulanabilmesi, çoğu
zaman yabancı üreticinin maliyet ve muhasebe bilgilerine erişilmesini
gerektirdiğinden uygulamada güçlük yaratabilir.
İthalatçının yazılı talebinin
gümrük idaresince uygun bulunması hâlinde indirgeme yöntemi ile hesaplanmış
kıymet yönteminin sırası değiştirilebilir. Yöntemlerin sırasına ilişkin temel
istisna budur.
7.5. Son yöntem
İlk beş yönteme göre gümrük kıymeti
belirlenemiyorsa Kanun’un 26 ncı maddesindeki son yönteme başvurulur. Bu
yöntemde kıymet; Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşması’nın, GATT’ın VII.
maddesinin ve Gümrük Kanunu’nun kıymete ilişkin esas ve genel hükümlerine uygun
makul yöntemlerle, Türkiye’de mevcut veriler kullanılarak belirlenir.
Son yöntem idareye sınırsız bir
takdir yetkisi tanımaz. Gümrük kıymeti, başta aşağıdaki ölçütler olmak üzere
Kanun’un 26 ncı maddesinde yasaklanan esaslara göre belirlenemez:
Türkiye’de üretilen eşyanın iç
piyasa satış fiyatı,
İki alternatif kıymetten yüksek
olanının kabulünü öngören sistemler,
Eşyanın ihracat ülkesindeki iç
piyasa fiyatı,
Asgari gümrük kıymetleri,
Keyfî veya varsayımsal değerler.
8. Kıymet yöntemlerindeki sıra neden önemlidir?
Yöntemlerin sırası yalnızca
teknik bir prosedür değildir. Somut ithalat işlemindeki gerçek ticari bedelin
mümkün olduğunca korunmasını ve kıymetin keyfî ölçütlerle belirlenmemesini
sağlayan hukuki bir güvencedir.
Satış bedeli uygulanabiliyorsa
aynı veya benzer eşya kıymetine geçilemez. Aynı eşyanın satış bedeliyle kıymet
belirlenebiliyorsa benzer eşya yöntemine veya sonraki yöntemlere başvurulamaz.
İndirgeme ve hesaplanmış kıymet yöntemlerinin sırasına ilişkin sınırlı istisna
dışında her yöntemin neden uygulanamadığının açıklanması gerekir.
Bu bakımdan piyasa fiyatları,
veri tabanlarında görülen emsal bedeller, gözetim kıymetleri veya başka
referans değerler inceleme başlatılmasında ya da beyanın sınanmasında rol
oynayabilir. Ancak bunlar, kanunda düzenlenen yöntemlerin ve yöntem sırasının
yerine geçen bağımsız kıymet tespit araçları değildir.
9. İthalatçılar
bakımından belge yönetimi
Gümrük kıymeti uyuşmazlıklarının
önemli bir bölümü, satış fiyatının ticari gerekçelerinin yeterince
belgelendirilememesinden veya farklı belgelerde birbiriyle uyumsuz bilgilere
yer verilmesinden kaynaklanır.
Somut işleme göre değişmekle birlikte
özellikle aşağıda belirtilen belgelerin düzenli ve birbiriyle uyumlu biçimde
saklanması gerekir:
- Satış ve distribütörlük
sözleşmeleri,
- Sipariş ve sipariş teyit
belgeleri,
- Ticari faturalar,
- Banka transferleri ve diğer
ödeme kayıtları,
- Navlun ve sigorta belgeleri,
- Royalti ve lisans sözleşmeleri,
- Fiyat listeleri ve iskonto
politikaları,
- Alıcı ile satıcı arasındaki
yazışmalar,
- Alıcı ile satıcı arasında
ilişki bulunuyorsa fiyatın bu ilişkiden etkilenmediğini gösteren belgeler.
Sözleşme, fatura, ödeme ve
muhasebe kayıtlarında yer alan tutarların birbiriyle uyumlu olması gerekir.
Fiyat indiriminin nedeni, ek ödemelerin hangi hizmet veya hakka karşılık
geldiği ve ithalat sonrasında yapılacak işlemlerin bedelleri mümkün olduğunca
açık biçimde gösterilmelidir.
Sonuç
İthal eşyasının gümrük kıymetinin
belirlenmesinde temel yöntem satış bedeli yöntemidir. Kanuni koşulları taşıyan
ve ticari belgelerle doğrulanan fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, gerekli
düzeltmeler yapıldıktan sonra gümrük kıymetine esas alınır.
Fiyatın düşük bulunması, alıcı
ile satıcının ilişkili olması veya emsal işlemlerde daha yüksek kıymetlere
rastlanması satış bedelini kendiliğinden geçersiz kılmaz. İdarenin somut işlemi
incelemesi, beyan sahibinin açıklama ve belgelerini değerlendirmesi ve satış
bedeli yönteminin neden uygulanamadığını ortaya koyması gerekir.
Satış bedelinin kabul edilemediği
durumlarda diğer yöntemler kanundaki sıra içinde uygulanmalıdır. Piyasa
fiyatları ve emsal veya referans değerler beyanın incelenmesinde kullanılabilse
de kanuni yöntemlerin yerini alamaz.
İthalatçı bakımından en etkili
koruma, fiyatın nasıl oluştuğunu ve satış bedeline dâhil olan veya olmayan
ödemeleri ithalat öncesinden itibaren doğru biçimde belgelendirmektir. Gümrük
kıymeti yönünden güçlü bir dosya, yalnızca olası bir uyuşmazlıkta delil
sağlamaz; ithalat işleminin baştan daha öngörülebilir yürütülmesine de katkıda
bulunur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut ithalat işlemi, kendi ticari koşulları ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Satış bedeli yönteminin idare tarafından reddedilebilmesine ilişkin koşullar, ilgili yargı kararları çerçevesinde ayrı bir yazıda incelenecektir.
Son Yazılar