Gözetim Uygulamasında İhtirazi Kayıtla Ödenen Vergilerin İadesine
İlişkin VDDK Kararı
Danıştay Vergi Dava Daireleri
Kurulu, 24.01.2024 tarihli ve E.2023/6, K.2024/1 sayılı kararıyla, ithalatta
gözetim uygulaması nedeniyle ihtirazi kayıtla artırılan kıymet üzerinden ödenen
vergilerin iadesi konusunda bölge idare mahkemeleri arasındaki içtihat
farklılıklarını gidermiştir.
Uyuşmazlığın konusu
İthalatta gözetim uygulaması
kapsamında yer alan eşyanın beyan edilen kıymetinin ilgili tebliğde belirtilen
birim kıymetin altında kalması hâlinde gözetim belgesi ibraz edilmesi
gerekmektedir. Uygulamada ithalatçılar, söz konusu belgeyi temin etmek yerine
fatura bedeli ile gözetim kıymeti arasındaki farkı beyannamenin “yurt dışı
diğer giderler” kaleminde beyan ederek eşyanın kıymetini gözetim değerine
yükseltebilme yoluna gitmektedir.
İncelemeye konu olaylarda da
ithalatçılar, gerçekte yapılmamış bir yurt dışı gideri ihtirazi kayıtla beyan
etmiş; artırılan kıymet üzerinden tahakkuk eden gümrük vergisi ve katma değer
vergisini ödedikten sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca
tahakkuka itiraz ederek fazla ödenen vergilerin iadesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, Gümrük Kanunu’nun
211. maddesinde 7333 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten kaynaklanmıştır.
Anılan düzenlemeyle, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük
kıymetinin yükümlünün kendi beyanıyla artırılması sonucunda ödenen veya
tahakkuk ettirilen vergilerin geri verilmesi ya da kaldırılması taleplerinin
kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemenin, ihtirazi kayıtla
yapılan beyana dayalı tahakkuka karşı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi kapsamında
yapılan itirazlara da uygulanıp uygulanamayacağı konusunda Gaziantep ve Erzurum
Bölge İdare Mahkemeleri farklı kararlar vermiştir.
VDDK’nın
değerlendirmesi
VDDK, söz konusu uyuşmazlığı Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi
kararı doğrultusunda gidermiştir.
VDDK öncelikle gözetim
tebliğlerinde belirtilen birim kıymetin, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre
belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığını vurgulamıştır. Gözetim kıymeti, eşyanın gümrük kıymetini veya ithalatta uygulanacak
asgari kıymeti değil, gözetim belgesi ibraz edilmesinin gerekip gerekmediğini
belirleyen bir ölçüt olarak belirlenmiştir.
Kurul, gözetim belgesinin ibraz
edilmemesinin tek başına, gözetim kıymeti ile fatura bedeli arasındaki fark
üzerinden ek tahakkuk yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını da
belirtmiştir. Zira gözetim uygulaması, eşyanın gümrük kıymetini belirleyen veya
ithalata asgari kıymet getiren bir düzenleme olmayıp, ilgili eşyanın ithalat
seyrinin izlenmesine yönelik bir ticaret politikası önlemidir.
Gümrük Kanunu’nun 24 ve 25.
maddeleri uyarınca ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde
öncelikle satış bedelinin esas alınması gerekmektedir. Satış bedelinin kabulü
için gerekli şartların bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde ise kanunda
öngörülen diğer kıymet belirleme yöntemlerine sırasıyla başvurulmalıdır.
Dolayısıyla faturada gösterilen satış bedeli, yalnızca gözetim tebliğindeki
kıymetten düşük olduğu gerekçesiyle reddedilemez. Satış bedeli yönteminin terk
edilme nedenlerinin idare tarafından somut olarak ortaya konulması
gerekmektedir.
Kararda ayrıca, ihtirazi kayıtla
verilen beyannameye dayalı tahakkuka karşı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi
uyarınca yapılan itiraz ile aynı Kanun’un 211. maddesinde düzenlenen geri verme
veya kaldırma başvurusunun birbirinden farklı hukuki yollar olduğu kabul
edilmiştir.
Buna göre, 211. maddede yer alan
ve yükümlünün kendi beyanıyla artırdığı kıymet üzerinden ödenen vergilerin geri
verilmesini engelleyen hüküm, beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi ve
tahakkuka 242. madde kapsamında itiraz edilmesi hâlinde uygulanamayacaktır.
Karşı oy görüşü
Karşı oyda ise Gümrük Kanunu’nun
211. maddesinde getirilen sınırlamanın, başvurunun 242. madde kapsamında
yapılması hâlinde de uygulanması gerektiği savunulmuştur. Karşı oy sahiplerine
göre, ihtirazi kayıtla yapılan başvurunun sonucu da tahakkukun kaldırılması ve
ödenen vergilerin geri verilmesi olduğundan, başvurunun izlediği usul 211.
maddedeki emredici sınırlamayı etkisiz hâle getirmemelidir. Ayrıca gözetim
belgesi almak yerine kıymet artırımı yoluna gidilmesinin yükümlünün kendi
tercihi olduğu ve ticaret politikası önlemlerinden kaçınmaya yönelik bu tercihin
dürüstlük kuralı kapsamında korunamayacağı belirtilmiştir.
Kararın sonucu ve
uygulamadaki önemi
VDDK sonuç olarak, eşyanın
kıymetinin gözetim tebliğinde belirtilen kıymete ulaştırılması amacıyla “yurt
dışı gider” kaleminde ihtirazi kayıtla artırıldığı hâllerde, gümrük kıymetinin
öncelikle gerçek satış bedeli esas alınarak belirlenmesi gerektiğine karar
vermiştir.
İdare tarafından satış bedelinin
gerçeği yansıtmadığı somut biçimde ortaya konulmamış ve satış bedeli yönteminin
terk edilme nedenleri açıklanmamışsa, tahakkuka yapılan itirazın reddi hukuka
uygun olmayacaktır. Bu durumda ret işleminin iptali ve fazla tahsil edilen
vergilerin iadesi gündeme gelebilecektir.
Bununla birlikte karar,
gözetim uygulaması kapsamında ödenen bütün vergilerin kendiliğinden iade
edilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Kararda benimsenen değerlendirmenin
somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi bakımından; beyannamenin tescili sırasında
açık bir ihtirazi kayıt konulması, tahakkuka Gümrük Kanunu’nun 242. maddesinde
öngörülen usul ve süreler içinde itiraz edilmesi ve idarenin satış bedelini
reddetmesini haklı kılan somut bir tespitinin bulunmaması önem taşımaktadır.
İhtirazi kayıt bulunmayan veya yalnızca Kanun’un 211. maddesi kapsamında geri
verme ya da kaldırma başvurusunda bulunulan uyuşmazlıkların ise kendi koşulları
çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Oyçokluğuyla verilen karar,
gözetim kıymetinin fiilen asgari gümrük kıymetine dönüştürülemeyeceğini ve
gözetim belgesinin ibraz edilmemesinin, tek başına gözetim kıymeti ile fatura
bedeli arasındaki fark üzerinden ek tahakkuk yapılmasına dayanak
oluşturmayacağını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle karar, gözetim uygulaması
ile gümrük kıymetinin belirlenmesine ilişkin kurallar arasındaki ayrımı açıklığa
kavuşturması ve eşyanın gümrük kıymetinin Gümrük Kanunu’nun 24 ve devamı
maddelerinde öngörülen yöntemlere göre belirlenmesi gerektiğini teyit etmesi
bakımından önem taşımaktadır.
Kararın tamamı için bkz; https://www.alomaliye.com/wp-content/uploads/2024/03/danistay-vddkk-e-2023-6.pdf.
Son Yazılar